
Pişik, nem ve sürtünmeye bağlı tahriştir; özellikle bebeklerde ve kıvrım bölgelerinde görülür. Yatıştırıcı ve bariyer koruyucu bitkisel bileşenler cildi rahatlatabilir.
Dr.Leaf'in yüzlerce bileşenlik doğal havuzundan, bu konuda destekleyici olabilecekler:
Bitkisellerin yanında, formüle eklenebilecek hedefe yönelik aktifler:
Bilgilendirme amaçlıdır, tıbbi tavsiye değildir. Uygun oran ve kombinasyon Ece ile kişiye özel belirlenir.
Pişik, cildin nem ve sürtünmeye uzun süre maruz kalmasıyla gelişen bir tahriş türüdür. Bebeklerde bez bölgesi, yetişkinlerde ise koltuk altı, kasık gibi kıvrım yerleri bu duruma daha yatkındır. İdrar ve terin cilt üzerinde birikmesi, bezin ya da giysilerin sürekli sürtünmesi ve cildin yeterince kurulanmaması başlıca tetikleyicilerdir. Nemli ortam zamanla cildin doğal bariyerini zayıflatır, bu da kızarıklık, hassasiyet ve bazen yanma hissine yol açabilir. İhmal edilen durumlarda mantar ya da bakteri eklenmesiyle tahriş daha inatçı hale gelebilir. Bu nedenle cildi kuru, temiz ve hava alır durumda tutmak, pişik oluşumunu önlemede önemli bir rol oynar.
Pişiğe eğilimli ciltlerde bariyer koruyucu ve yatıştırıcı özellikteki bitkisel bileşenler tercih edilebilir. Kalendula, papatya ve pantenol gibi içerikler geleneksel olarak cilt bakımında rahatlatıcı etkileriyle bilinir ve tahriş olmuş bölgelerde kullanılan formüllerde sıkça yer alır. Ürün seçerken alkol, parfüm ve agresif kimyasallardan uzak, hassas cilde uygun formüllere yönelmek önemlidir. Her bez değişiminde cildi nazikçe temizleyip iyice kurulamak, ardından ince bir tabaka bariyer koruyucu uygulamak cildi dış etkenlerden korumaya yardımcı olabilir. Yeni bir ürünü ilk kez kullanırken küçük bir alanda denemek, olası duyarlılıkları önceden fark etmeyi kolaylaştırır.
Uzun süre nem, idrar veya terle temas, bez ile giysilerin sürtünmesi ve cildin yeterince kurulanmaması pişiğe zemin hazırlar. Zamanla mantar ya da bakteri eklenmesi durumu ağırlaştırabilir. Cildi kuru ve havalandırılmış tutmak önleyici bir adımdır.
Hafif pişikler, cilt kuru tutulup bariyer koruyucu kullanıldığında genellikle birkaç gün içinde belirgin şekilde rahatlar. İyileşme hızı cildin durumuna ve bakım düzenine göre değişebilir. Kalıcı ya da tekrarlayan durumlarda hekime danışmak uygundur.
Çinko oksit, kalendula veya panthenol içeren bariyer koruyucu kremler cilt bakımında tercih edilir. Alkol ve parfüm içermeyen, yatıştırıcı formüller tahriş olmuş cilt için daha uygundur. Yeni bir ürün denemeden önce küçük bir bölgede test edilmesi önerilir.
Bez sık aralıklarla değiştirilmeli, değişim sırasında cilt nazikçe temizlenip iyice kurulanmalıdır. Mümkün olduğunca bebeğin cildinin hava alması sağlanmalı, dar giysilerden kaçınılmalıdır. Bariyer koruyucu kremler düzenli kullanıldığında koruyucu bir katman oluşturabilir.
Kızarıklık birkaç günde gerilemiyor, kabarcık, kanama, yara veya kötü koku gibi belirtiler eşlik ediyorsa mutlaka hekime başvurulmalıdır. Ateş görülmesi ya da alanın hızla yayılması da tıbbi değerlendirme gerektiren durumlardır. Bu belirtiler mantar veya bakteriyel enfeksiyon işareti olabilir.